Yoğun Bakım Tedavisi

Yoğun bakım ünitesi, hastanelerin kalbinin attığı yerdir. Yaşamla ölüm arasında ince bir çizgide yürüyen hastaların titizlikle izlendiği, her saniyenin değerli olduğu bir alandır.

Kısaca bahsetmek gerekirse yoğun bakım hastası; hayati organ fonksiyonları geçici ya da kalıcı olarak bozulmuş, yaşamı tehdit altında olan ve ileri düzeyde tıbbi destek gerektiren kişidir.

Bu destek; mekanik ventilasyonla solunumun sağlanması, sürekli kan basıncı takibi, damar içi ilaç infüzyonları, diyaliz gibi organ destek sistemlerini içerebilir. Yoğun bakımda yatan bir hasta, sadece makinelere bağlı olmak zorunda değildir. Bazı hastalar bilinçli olabilir ama durumu her an kötüleşmeye açıktır. Bu da onları yakın ve sürekli izlemeyi gerektirir. Yoğun bakım hastaları, trafik kazası geçirmiş bir gençten, enfeksiyon nedeniyle organ yetmezliği yaşayan yaşlı bir bireye kadar geniş bir yelpazeye yayılabilir. Kalp krizi, beyin kanaması, sepsis, büyük ameliyat sonrası komplikasyon vb. gibi birçok durum yoğun bakım ihtiyacını doğurabilir.

Burada önemli olan şudur; yoğun bakım ünitesi tedavi değil, destek alanıdır. Hastalığın tedavisi yapılırken, bedenin kritik işlevleri geçici olarak korunur. Ve bazen bu destek, hastaya hayata tutunması için gereken zamanı kazandırır.

Yoğun bakım hekimliği sadece teknolojiye değil, insanın kırılganlığına ve iyileşme umuduna da dayanır. Yoğun bakım hastası olmak, yalnızca tıbbi bir durum değil, aynı zamanda bir direnç ve yeniden doğma hikâyesidir.

Multidisipliner bir ekiple yürütülen tedavi süreçlerinde sadece yaşamı sürdürmeye değil, hastaların nitelikli bir şekilde iyileşmesine de odaklanılır. Uzun süreli entübasyon sonrası hastanın yeniden nefes almayı öğrenmesi, yatakta haftalar geçiren birinin ayağa kalkabilmesi, bazen operasyon kadar önemli bir başarıdır. Bu noktada fizyoterapist arkadaşımızın katkısı tartışılmaz. Erken mobilizasyonun, solunum fizyoterapisinin ve kas gücünün korunmasının hastanın yoğun bakımdan sağlıklı çıkışı üzerindeki etkileri defalarca gözlemlenmiştir.

Aynı şekilde, yoğun bakımda beslenme sadece bir destek değil, tedavinin temel taşıdır. Özellikle kritik hastalarda doğru zamanda, doğru yolla başlanan beslenme, enfeksiyon riskini azaltır, iyileşmeyi hızlandırır ve organ fonksiyonlarını destekler.

Yoğun bakım, sadece makine desteği sağlamak değil hastayı, bütüncül bir yaklaşımla hayata döndürmeye çalışmaktır.

Philips Trilogy Evo Ev Tipi Ventilatör

Bu ev tipi ventilatör, ev ortamında solunum desteği sağlamak için özel olarak tasarlanmış olup, güçlü performansı ve kullanıcı dostu tasarımı ile etkili ve pratik bir çözüm sunar.

Ventilatör solunum hastalarını tedavi ederken bugünün ne getireceğini bilmek zordur. Emin olabileceğiniz tek şey, geçişlerin sıklıkla ve birçok nedenle yaşanabileceğidir. Rahatsızlık koşulları şiddetlenir. Hastalar taşınır. Tedavi modları bu sebeple ventilatörde değişir. Her seferinde hasta bakımı kesintiye uğrama riski altındadır ve bu durum ekipte gereksiz strese yol açar. Bu yüzden Philips Respironics, solunum bakımı açısından daha parlak bir gelecek için kendi dönüşümünü gerçekleştiriyor. Philips Respironics,Uzmanların tercih ettiği 1 numaralı solunum markasıdır. Yeni bir platform olan inovatif Trilogy Evo Ventilatörlerini sunuyoruz. Çığır açan teknoloji ile gelişmiş veri akışı arasında köprü kuran Trilogy Evo, yenidoğanlardan yetişkinlere kadar geniş bir hasta spektrumunun fayda sağlamasına yardımcı olur. Trilogy Evo, hastaların bakım ortamları ve koşulları değişirken hastalarla kalmak ve tutarlı tedavi ve izleme sağlamak üzere tasarlanan tek taşınabilir yaşam desteği ventilatör platformudur. Geçişler meydana geldiğinde kesintiler en aza indirilir ve solunum bakımı düzeyi korunur. 

PRIMED PROLINE TRAKEOSTOMİ KANÜLÜ

  • PRİMED PROLİNE trakeostomi kanülleri modern ventilasyon ve terapide, günlük uygulamaların yanı sıra rehabilitasyon ve evde bakım hastaları için tasarlanmıştır.
  • Proline trakeostomi kanülleri doku dostu poliüretan malzemeden üretilmiştir.
  • İç ve dış çaplar arasındaki mükemmel ilişki sayesinde maksimum hava akışı sağlanır.
  • Son derece ince duvarları sayesinde yüksek hava akışı kullanım rahatlığı sağlar.
  • Dış kanüle farklı tipte iç kanüller bağlanabilir.Bunların tümü 15 mm’lik döner bir konnektör ile donatılmıştır.
  • Tüm kaflı modeller için geliştirilmiş bir mikro ince silindirik Poliüretan(PU) kaf kullanılır.Soluk borusuna ideal olarak uyum sağlayan ve mikroaspirasyonu en aza indiren bir kapsamdır.
  • Farklı model seçenekleriyle konuşma kanülleri ve kaf üstü aspirasyonu sağlayan entegre hatta sahip farklı modellerde seçenekleri bulunmaktadır.
  • Aspirasyon hatlı ürün grupları, aspire hatlarının basınç nekrozlarını önlemek için dış kanülün yan duvarlarına mükemmel bir şekilde yerleştirilmiştir.
  • 6 farklı model seçeneği ve 6 numaran 10 numaraya kadar boyutlarıyla birçok hasta grubunun ihtiyacı karşılanmaktadır.

PRIMED ÇOCUK KANÜLLERİ

  • Yenidoğan, bebek ve çocuklar için geliştirilmiş özellikli trakeostomi kanülleri küçük hastaların gereksinimlerini karşılar.
  • Özellikle yumuşak ve esnek oluşu sayesinde maksimum uyum sağlar.
  • FİTALAT ve DEHP içermeyen malzemeden üretilmiştir.Bu durum çocuk sağlığı ve gelişimi açısından son derece önemlidir.
  • İnce duvar tasarımları sayesinde yüksek hava akışı sağlar.Aynı zamanda yüksek performans kararlılığını korur.
  • Trakeostomi kanülleri 15 mm döner özellikli konnektörü ile kolay bağlantı sağlar.Döner özellikli 15 mm konnektör sayesinde havalandırma devrelerinin oluşturacağı sorunları ve pozisyon değişikliklerindeki problemleri en aza indirir.
  • Poliüretan malzemeden üretilen kaf, trakea içerisinde tam uyum sağlar.
  • Tüm kanüller radyopaktır MRI için güvenlidir.
Bizi Arayın